AB Yapay Zekâ Yasası: Yapay Zekâ Görselleri Etiketleme Zorunlu mu?
Türkiye'de kurulu bir işletmesiniz — ama menünüzü Almanya'daki bir misafir okuyor. AB'nin şeffaflık kuralı tam olarak ne zaman sizi kapsar, kim neyi etiketler ve bunu yüzlerce görselde nasıl tek seferde hallederiniz?
AB'de değilsiniz. Bu kural yine de sizi bağlar mı?
Bağlayabilir. Avrupalı misafirlere hizmet veriyorsanız, Avrupa'ya satış yapıyorsanız ya da Avrupalı bir markaya iş üretiyorsanız, cevap otomatik bir "hayır" olmaktan çıkıyor ve "duruma göre evet, ve beş dakikalık okumaya değer" haline geliyor.
Sebebi basit ve yasanın kendi metninde yazılı: Avrupa Birliği'nin yapay zekâ düzenlemesi yalnızca AB'de kurulu şirketleri kapsamıyor. Yapay zekâ sisteminin ürettiği çıktı Avrupa Birliği içinde kullanıldığında, o sistemi sağlayan ve kullanan işletmeleri de kapsıyor. Sitenizdeki yapay zekâ ile üretilmiş bir yemek fotoğrafı, Münih'te oturan bir misafir tarafından görüntülendiğinde tam olarak bu tanıma giriyor: AB içinde kullanılan bir yapay zekâ çıktısı.
Bu rehber şu sırayla ilerliyor: bu kural size uygulanır mı? Uygulanıyorsa tam olarak neyden sorumlusunuz — ve kesinlikle neyden sorumlu değilsiniz? Ve operasyonel kısmı, tek tek görsel düzenleyerek bir hafta harcamadan nasıl çözersiniz?
Başlamadan bir not: bu içerik pratik bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Kendi durumunuza dair bağlayıcı bir görüş için yetkin bir hukukçuya danışın.
Ve önemli bir sınır: bu yazı yalnızca Avrupa kuralını ele alıyor. Türkiye'nin kendi veri koruma ve dijital düzenleme çerçevesi ayrıdır ve gelişmeye devam ediyor; aşağıdaki hiçbir ifade Türkiye mevzuatının anlatımı olarak okunmamalıdır.
TL;DR — kısa versiyon
2 Ağustos 2026'dan bu yana AB Yapay Zekâ Yasası'nın 50. maddesindeki şeffaflık yükümlülükleri uygulanıyor.
Yasa, AB dışındaki işletmeleri de kapsayabiliyor— ölçüt şirketin adresi değil, yapay zekâ çıktısının nerede kullanıldığı. Avrupalı misafire hizmet eden otel ve restoran, Avrupa'ya satış yapan e-ihracatçı, Avrupalı müşterisi olan ajans: potansiyel olarak kapsam içinde.
İki ayrı yükümlülük var.Sağlayıcı— yani yapay zekâ aracını üreten şirket — çıktıyı makine tarafından okunabilir biçimde işaretlemek zorunda. Görseli yayımlayan işletme (yasanın deyimiyle uygulayıcı) ise görünür bir etiket koymak zorunda — ama yalnızca görsel"deepfake"tanımına girdiğinde.
Her yapay zekâ görseli deepfake değildir. Gerçekçi görünen, var olan ya da olabilecek bir kişiyi, yeri, nesneyi veya olayı andıran görseller muhtemelen girer. Açıkça fantastik ya da açıkça illüstrasyon olanlar girmez.
Şeffaflık yükümlülüklerinin ihlalinde ceza15 milyon € veya küresel yıllık cironun %3'ü— hangisi yüksekse.
Pratikte üç adım: yapay zekâ görsellerinizi envanterleyin → görünür etiketi uygulayın → ne yaptığınızı kayda geçirin.
WordPress'te KI-Transparenz-EU etiketleme adımını toplu yapıyor: görselleri seçiyorsunuz, bir kez tıklıyorsunuz, bildirim yayına giriyor. Ücretsiz.
"Ben Türkiye'deyim" — bu cümle konuyu neden kapatmıyor
Bu, konuyu ilk duyan hemen her işletme sahibinin ilk tepkisi ve makul bir tepki. Avrupa mevzuatı kulağa Avrupa'nın sorunu gibi geliyor.
Ama bu düzenleme açıkça ülke dışı etki doğuracak şekilde yazıldı. AB pazarına yapay zekâ sistemi sunan sağlayıcılara uygulandığı gibi, AB dışında kurulu sağlayıcı ve kullanıcı işletmelere de, yapay zekâ sisteminin ürettiği çıktı AB içinde kullanıldığı ölçüde uygulanıyor.
Gerçek hayata çevirelim: ölçüt vergi numaranızın hangi ülkede olduğu değil. Ölçüt, yapay zekâ çıktısının nereye ulaştığı ve nerede kullanıldığı.
Bu ayrım Türkiye için özellikle önemli, çünkü Türkiye'nin en görünür sektörlerinden biri tanımı gereği Avrupalı tüketiciye bakıyor.
Türkiye'den bu konuya bakması gereken dört profil
1. Turizm bölgelerindeki restoranlar, oteller, butik pansiyonlar ve kafeler.
Bu, Türkiye'nin en net vakası ve genellikle en az konuşulanı. Antalya, Belek, Side, Alanya, Bodrum, Marmaris, Fethiye, Kaş, Çeşme, Kapadokya ve İstanbul'daki işletmelerin misafir profilinin çok önemli bir bölümü Avrupa'dan geliyor: Almanya, Hollanda, Polonya, Fransa, Belçika, İskandinavya.
Kritik nokta şu: bu misafirlerin sizinle ilk teması hâlâ Avrupa'dayken gerçekleşiyor. Almanya'daki bir çift, tatilinden altı hafta önce otelinizin sitesine bakıyor, restoranınızın menüsünü inceliyor, havuz ve oda görsellerini karşılaştırıyor, sonra rezervasyon yapıyor. O anda sitenizdeki yapay zekâ ile üretilmiş görseller, AB sınırları içinde bir tüketici tarafından, satın alma kararı verilirken kullanılıyor.
Bu yüzden şunları özellikle gözden geçirin:
Yapay zekâ ile üretilmiş yemek fotoğrafları. Menü fotoğrafı çektirmek yerine görsel ürettiyseniz — ki küçük işletmelerde çok yaygın — bunlar tam da gerçekçi nesne tanımına giriyor.
Oda, havuz, teras, lobi, plaj ve manzara görselleri. Bu kategori en riskli olanı, çünkü misafirin fiziksel olarak gireceğini sandığı bir yeri tasvir ediyor. Yapay zekâ ile üretilmiş bir teras görseli gerçek terasınıza benzemiyorsa, AB Yapay Zekâ Yasası'ndan tamamen bağımsız olarak bir tüketici beklentisi sorununuz var demektir.
Çok dilli menü ve site sürümleri. Türkçe sürümde etiketi koyup Almanca sürümde unutmak, Alman misafir açısından hiç etiket koymamakla aynı sonucu doğurur.
Rezervasyon ve seyahat platformlarına yüklediğiniz görseller. Bu platformların Avrupa'daki kullanıcı kitlesi tam olarak bu konunun merkezinde.
2. Avrupa'ya satan e-ihracatçılar, üreticiler ve markalar.
Tekstil, hazır giyim, deri, mobilya, halı, ev tekstili, kozmetik, gıda, kuru meyve, zeytinyağı, kuyum, oyuncak, otomotiv yan sanayi — Türkiye'nin Avrupa'ya sattığı kategori listesi uzun. Kendi sitenizden, uluslararası bir pazaryerinden veya bir Avrupa perakendecisi üzerinden satıyor olun, ürün görselleriniz Avrupa'daki alıcının ekranında açılıyor.
Yapay zekâyı ürün fotoğrafı üretmek, ürünü gerçekçi bir ortama yerleştirmek ("lifestyle" görselleri), stüdyo arka planı oluşturmak ya da model üzerinde ürün göstermek için kullandıysanız, bu görseller AB içinde kullanılıyor demektir. Fotogerçekçi ürün görselleri, bu düzenlemenin en açık şekilde kapsadığı kategorilerden biri.
3. Avrupalı müşterisi olan ajanslar, stüdyolar, prodüksiyon şirketleri ve yazılım firmaları.
Türkiye'nin en açıkta olan ama en az uyarılan grubu bu. Almanya'daki bir markaya kampanya görseli üretiyorsunuz, Hollanda'daki bir e-ticaret sitesine katalog hazırlıyorsunuz, Fransa'daki bir SaaS şirketine web sitesi teslim ediyorsunuz. Ürettiğiniz yapay zekâ görselleri doğrudan Avrupa kanallarına giriyor.
Burada asıl mesele ceza riski değil, ticari risk. Avrupalı kurumsal müşteriler tedarikçi değerlendirme süreçlerinde "yapay zekâ ile üretilen içeriği nasıl bildiriyorsunuz?" sorusunu sormaya başladı. Hazır bir cevabınızın olması, ihalede dezavantaj değil avantaj yaratır.
4. Tur operatörleri, transfer firmaları, etkinlik ve deneyim satıcıları.
Balon turu, tekne turu, dalış, gastronomi turu, düğün organizasyonu, sağlık turizmi aracılığı — Avrupalı müşteriye online satılan her deneyimin görselleri aynı mantığa tabi. Yapay zekâ ile üretilmiş bir "gün batımında tekne" görseli gerçekçiyse ve gerçek turunuzu temsil ediyormuş gibi duruyorsa, hem bu kural hem de basit dürüstlük etiketlemeyi gerektirir.
Muhtemelen kapsam dışında olduğunuz durum
İşletmeniz tamamen yerelse — yabancı dilde sitesi olmayan, yurt dışına satmayan, Avrupalı müşterisi ve kayda değer yabancı misafiri bulunmayan bir mahalle işletmesiyseniz — pratik risk düşük.
Yine de okumaya değer. Birincisi, şeffaflık yönündeki düzenleyici eğilim küresel ve tek yönlü ilerliyor. İkincisi, yapay zekâ görselini etiketlemek zaten kendi müşterinize karşı iyi bir uygulama. Ama hayır, panik yapmanız gerekmiyor.
2 Ağustos 2026'da ne değişti
AB Yapay Zekâ Yasası yıllara yayılmış bir takvimle kademeli olarak yürürlüğe giriyor.2 Ağustos 2026,50. maddedeki şeffaflık yükümlülüklerinin uygulanmaya başladığı tarih.
50. madde dört durumu kapsıyor: insanların sohbet botlarıyla etkileşimi, yapay zekâ ile üretilen içeriğin bu şekilde işaretlenmesi, duygu tanıma ve biyometrik sınıflandırma, ve deepfake'ler ile kamuyu ilgilendiren konularda yapay zekâ ile üretilen metinler. Çoğu site sahibi için yalnızca görsel ve sohbet botu kısımları önemli.
İki nokta sürekli atlanıyor:
Bu yalnızca Avrupa şirketleri için değil. Yukarıda ayrıntılandırdık ama tekrar ediyoruz, çünkü bir numaralı yanlış anlama bu: kapsamı belirleyen çıktının kullanıldığı yer, şirketin adresi değil.
Sizin tarafınızdaki yükümlülük için ek süre yok. Sınırlı bir uzatma var: Mayıs 2026 tarihli AI Omnibus uzlaşısı uyarınca, 2 Ağustos 2026'dan önce piyasada olan üretken yapay zekâ sistemleri, makine tarafından okunabilir işaretleme şartını karşılamak için2 Aralık 2026'ya kadar süre kazandı. Ama bu uzatma yapay zekâ sistemlerinin sağlayıcıları için; içerik yayımlayan işletmeler için değil. Görünür bildirim yükümlülüğü şu anda yürürlükte.
Sağlayıcı mı, görseli yayımlayan işletme mi? Herkesin karıştırdığı ayrım
Konunun kalbi burası ve yayımlanan içeriklerin büyük bölümünün — Türkçe olanlar dâhil — dolandığı yer de burası.
Sağlayıcı = yapay zekâ aracını yapan şirket
Sağlayıcı (İngilizce metinde provider), yapay zekâ sistemini geliştirip piyasaya süren taraftır: OpenAI, Adobe (Firefly ile), Midjourney, Google, Stability ve benzerleri.
50(2). madde uyarınca sağlayıcı, ürettiği çıktının makine tarafından okunabilir bir formatta işaretlenmesini ve yapay olarak üretildiğinin tespit edilebilir olmasını sağlamak zorunda. Pratikte bu, üretim anında dosyaya gömülen görünmez filigranlar ve imzalanmış köken (provenance) meta verileri demek. Yasa bu çözümlerin, teknik olarak mümkün olduğu ölçüde etkili, birlikte çalışabilir, sağlam ve güvenilir olmasını istiyor.
Kullanan işletme (uygulayıcı) = görseli yayımlayan siz
Yasanın deployer dediği taraf, yapay zekâ sistemini mesleki faaliyeti kapsamında kullanan kişidir — yani bir görsel üretip sitenizde, menünüzde, ürün sayfanızda yayımladığınızda siz.
Türkçede bu terim için tek bir yerleşik karşılık yok; "uygulayıcı" ya da "kullanıcı" karşılıkları kullanılıyor ve ikisi de kafa karıştırıcı olabiliyor. Bu yazıda netlik için"görseli yayımlayan işletme"ifadesini kullanıyoruz. Buradaki "kullanıcı" son tüketici anlamında değildir: kişisel merakla yapay zekâ görseli üreten bir birey bu kapsama girmez; kastedilen, aracı kendi ticari faaliyetinde kullanan işletmedir.
50(4). madde uyarınca, deepfake oluşturan görsel, ses veya video içeriği üretmek ya da değiştirmek için yapay zekâ kullanan işletme, içeriğin yapay olarak üretildiğini veya değiştirildiğini bildirmek zorundadır.
Bu ayrım pratikte neden önemli
Sağlayıcının yükümlülüğünü yerine getiremezsiniz — ve getirmeniz de gerekmiyor. Başka bir şirketin modelinin çıktısına geriye dönük olarak kriptografik filigran gömemezsiniz. Bir rehber ya da bir yazılım satıcısı size "işletmenizin yapay zekâ görsellerine makine tarafından okunabilir filigran koyması gerekiyor" diyorsa, iki rolü karıştırmıştır.
Sizin işiniz insana yönelik etiket. Hepsi bu — ve bu kısım tamamen sizin kontrolünüzde.
Ajans üretiyor, müşteri yayımlıyorsa kim etiketler? Görünür bildirim yükümlülüğü, içeriği kendi mesleki bağlamında yayımlayan tarafa düşer. Ama ticari ilişkide bu, sözleşme ve süreçle çözülür: sağlıklı uygulama, ajansın teslim dosyasında hangi görsellerin yapay zekâ ile üretildiğini açıkça belirtmesi, yayımlayan tarafın da etiketi yayında uygulamasıdır. Bunu zımnen bırakmak, işlerin kaybolduğu yerdir.
Görseliniz "deepfake" sayılır mı? Gerçek test
"Deepfake" kelimesi kulağa sahte ünlü videoları ve seçim manipülasyonu gibi geliyor. AB Yapay Zekâ Yasası'nda terim çok daha geniş ve insanlar tam burada tökezliyor.
Tanım, yapay zekâ ile üretilen veya değiştirilen görsel, ses ve video içeriğinden, var olan ya da gerçekçi biçimde olması muhtemel kişilere, nesnelere, yerlere, varlıklara veya olaylara benzeyen ve bir kişiye yanıltıcı biçimde gerçek ya da doğru görünecek olanları kapsıyor.
Bundan iki sonuç çıkıyor ve ikisi de şaşırtıyor:
Aldatma niyeti aranmıyor. Kimseyi kandırmaya çalışıyor olmanız gerekmiyor. Görsel gerçek görünüyorsa ve makul bir şeyi tasvir ediyorsa, kapsama girebilir. Fotoğrafçı bütçeniz olmadığı için ürettiğiniz o güzel makarna görseli de bu tanıma girebilir.
"Nesneler, yerler ve olaylar" da dâhil — sadece kişiler değil. Kuralın sıradan ticari görselliğe uzanmasının sebebi bu. İçinde tek bir insan olmasa bile, yapay zekâ ile üretilmiş bir otel odası, masadaki bir ürün, bir ofis ya da bir tabak yemek görseli tanımı karşılayabilir.
Kapsam dışında kalanlar
Açıkça fantastik veya fiziksel olarak imkânsız içerik— ejderhalar, ekipmansız uçan insanlar, bariz sürreal sahneler. Kimse bunu gerçek sanmaz, dolayısıyla deepfake değildir.
Bariz illüstrasyon ve stilize grafikler— çizimler, diyagramlar, soyut sanat, gözle görülür biçimde yapay 3D render'lar.
Açıkça sanatsal, yaratıcı, hicivsel veya kurgusal bağlamdaki içerik daha esnek değerlendiriliyor; yine de uygun bir biçimde şeffaflık beklenmeye devam ediyor.
Tek cümlelik pratik test
Sıradan bir ziyaretçi, bu görsele şöyle bir baktığında onu bir kameranın çektiğini varsayar mı?
Evet → kapsam içinde kabul edin. Etiketleyin.
Hayır, bariz biçimde çizilmiş, render edilmiş veya imkânsız → büyük ihtimalle kapsam dışı.
Bu testi aklınızda tutun. Vakaların yaklaşık %90'ını, yönetmeliği yeniden okumadan çözüyor.
Hiç kapsanmadığınız durum
Yapay zekâ ile üretilmiş veya değiştirilmiş görsel içerik yayımlamıyorsanız 50. maddenin görsel kurallarının tamamen dışındasınız. Gerçek fotoğraf, insanlar tarafından çekilmiş stok fotoğraflar ve kendi illüstrasyonlarınız hiçbir yükümlülük doğurmaz.
Rutin düzenleme de gerçek bir fotoğrafı deepfake'e dönüştürmez: yönetmelik, içeriğin gerçekliğini esaslı biçimde değiştirmeyen standart düzenlemeyi ayrı tutuyor. Gerçek mekânınızın gerçek fotoğrafını kırpmak, renk düzeltmesi yapmak ve rötuşlamak hedefte değil. Üretken doldurma (generative fill) ile orada hiç olmayan bir bina eklemek başka bir konu.
Yasa sizden tam olarak ne istiyor
Sizin göreviniz: görünür ve anlaşılır bir bildirim
Deepfake tanımına giren görsellerde bildirim, bir insan tarafından herhangi bir tespit aracına ihtiyaç duymadan algılanabilir olmalı. Pratikte bu, görünür bir etiket demek: alt yazı, rozet, katman ya da görselle açıkça ilişkilendirilmiş bir not — kişinin görselle karşılaştığı noktada.
Hedeflenecek üç pratik nitelik:
Görselin olduğu yerde görünür olsun. Gizlilik politikasına gömülmüş genel bir cümle bu işi görmez. Bildirim görselle birlikte seyahat etmeli.
Sade dil."Yapay zekâ ile üretilmiştir" anlaşılır; şifreli bir ikon değil.
İlk karşılaşmada mevcut olsun. Fare üzerine gelince, tıklayınca ya da üç ekran aşağıda değil.
Türkiye'deki turizm ve ihracat işletmeleri için kritik ek: siteniz veya menünüz çok dilliyse, etiket her dilde bulunmalı. Sadece Türkçe sürümde duran bir "yapay zekâ ile üretilmiştir" notu, Almanca sürümü okuyan Alman misafir için hiçbir işlev görmez — ve zaten önemli olan tam da o okuyucu. Aynı şey İngilizce, Rusça, Lehçe ve diğer sürümler için geçerli.
Sağlayıcının görevi: makine tarafından okunabilir işaretleme
Tabloyu tamamlamak için: bu kısım yukarıda, kaynakta hallediliyor. Sağlayıcılar makine tarafından okunabilir sinyaller gömüyor; en yaygın standart C2PA— dosyanın nasıl üretildiğini ve düzenlendiğini kriptografik olarak imzalanmış biçimde meta veriye yazan açık bir standart. Arkasında Adobe, Microsoft, Google, BBC ve AP'nin de bulunduğu geniş bir sektör koalisyonu var.
Sınırını bilmekte fayda var: C2PA meta verisi kırılgandır. Görselin ekran görüntüsünü alın, sosyal medyaya yeniden yükleyin veya formatını dönüştürün — köken verisi genellikle silinir. İnsan tarafından okunabilir etiketin ayrı bir gereklilik olarak var olmasının sebebi tam olarak bu; Komisyon'un Yapay Zekâ ile Üretilen İçeriğin Şeffaflığına İlişkin Uygulama Kuralları belgesinin tek bir mekanizmaya güvenmek yerine katmanlı bir yaklaşım — meta veri, filigran ve görünür etiket — anlatmasının sebebi de bu.
Bilmekte fayda olan bir yükümlülük daha: yapay zekâ ile üretilen metin
Kamuyu kamusal menfaati ilgilendiren konularda bilgilendirmek amacıyla yapay zekâ ile üretilmiş veya değiştirilmiş metin yayımlıyorsanız, bunun da bildirilmesi gerekiyor — meğerki bir insan editoryal sorumluluk üstlenip içeriği gözden geçirmiş olsun; o durumda da bu kişinin kim olduğunu ortaya koyabilmeniz beklenir.
Kendi ürünleriniz hakkındaki pazarlama metni hedefte değil. Yapay zekâ ile yazılmış bir güncel olaylar veya haber içeriği hedefte. Kamusal konularda otomatik yayın yapan bir blogunuz varsa bu maddeye ayrıca bakın.
Görmezden gelirseniz ne olur
50. maddedeki şeffaflık yükümlülüklerinin ihlali,15 milyon € veya toplam küresel yıllık cironun %3'ü — hangisi yüksekse üst sınırlı bir ceza kademesinde yer alıyor (99. madde). Yönetmelik, KOBİ'ler ve küçük orta ölçekli işletmeler için orantılılığın gözetilmesi gerektiğini açıkça söylüyor — yani küçük bir işletme manşetteki rakamla karşı karşıya değil. Ama "küçük", "muaf" demek değil.
Denetim, her üye devletteki ulusal piyasa gözetim otoriteleri üzerinden yürüyor. Bu yükümlülük bir AB kuralıdır ve uygulanması AB üye devletlerinin otoritelerine aittir.
Ve alarmist içeriklerin atladığı bir dürüstlük payı: denetim altyapısı hâlâ kuruluyor. Mart 2026 itibarıyla 27 üye devletten yalnızca8'i tek irtibat noktasını belirlemişti; birçoğu Ağustos 2025 tarihli süreyi kaçırdı. Bunu açıkça söylemek, yakın bir baskın varmış gibi ima etmekten daha yararlı.
Çoğu işletme için kısa vadeli gerçekçi risk, kendiliğinden başlayan bir denetim değil. Şikâyet— bir rakipten, bir müşteriden veya bir hak savunucusundan gelen, sitenizde herkesin gözü önünde duran etiketsiz bir görsele ilişkin bir bildirim.
Dürüst risk tablosu bu: proaktif denetim olasılığı düşük, ama ucuz ve kalıcı bir çözüm mevcut. Bu da kararı kolaylaştırıyor.
Türkiye'deki işletmeler için ikinci ve daha yakın bir gerekçe daha var: Avrupalı müşterinin tedarikçi incelemesi. AB'deki markalar tedarikçilerine yapay zekâ içeriğini nasıl ele aldıklarını sormaya başladı. Hazır bir sürecinizin olması, ihracatta ve ajans işinde doğrudan rekabet avantajı.
Dört adımda yapay zekâ görsellerini etiketleme
Adım 1 — Yayımladığınız her yapay zekâ görselini envanterleyin
Bulmadığınız şeyi etiketleyemezsiniz. Şunları tarayın:
Site sayfaları — kapak görselleri, arka planlar, ekip ve mekân fotoğrafları, bölüm grafikleri
Blog yazılarının öne çıkan görselleri ve içerik içi illüstrasyonlar
Ürün ve menü görselleri
Kampanya açılış sayfaları ve mikro siteler
CMS medya kütüphanenizde son iki yılda yayımlanan her şey
Otel ve restoranlar için ayrıca: rezervasyon ve seyahat platformlarındaki galeriler, yemek teslimat platformlarındaki ürün görselleri, QR menü sistemindeki dosyalar
Her biri için kaydedin: nerede kullanılıyor, yapay zekâ ile üretildi mi yoksa değiştirildi mi, hangi araçla ve yaklaşık ne zaman. Ekibiniz zaman içinde dağınık biçimde görsel ürettiyse, tahmininizden fazlasını bulmayı bekleyin.
Kısayol: dosya adları ve EXIF "Software" alanı çoğu zaman hâlâ üreticiyi ele veriyor (DALL·E, Firefly, Midjourney, Stable Diffusion), ve C2PA uyumlu araçlardan gelen dosyalar köken meta verisini hâlâ taşıyor olabilir. Bu, denetimin büyük kısmını hızla halleder.
Adım 2 — Etiketinizin nasıl görüneceğine karar verin
Bir kez karar verin, her yerde uygulayın:
Metin."Yapay zekâ ile üretilmiştir" en açık ifade. "Yapay zekâ görseli" ve "Yapay zekâ ile oluşturulmuştur" da aynı işi görüyor. Birini seçin ve tutarlı olun.
Konum. Görselin hemen altında bir alt yazı ya da görselin köşesinde küçük bir rozet. İkisi de çalışır; alt yazı tasarıma daha naziktir.
Kapsam. Deepfake testini geçen görselleri etiketleyin. Her şeyi etiketlemek de serbesttir ve yönetmesi daha kolaydır — yeter ki gerçek fotoğrafı "yapay zekâ" diye etiketlemeyin; bu kendi başına bir doğruluk sorunu yaratır.
Diller. Site veya menü çok dilliyse etiket her sürüme girer. Bu, Türkiye'deki turizm işletmeleri için en sık atlanan adım.
Adım 3 — Ölçekte uygulayın
Projelerin çoğu tam burada tıkanıyor. Bir CMS içinde kırk görseli elle etiketlemek kötü bir öğleden sonra; dört yüz görsel ise kimsenin başlamadığı bir proje. Aşağıdaki araç bölümü bu sorunla ilgili.
Adım 4 — Ne yaptığınızı yazın
Kısa bir iç kayıt tutun: denetimi yaptığınız tarih, etiketleme kuralınız, hangi görsellerin kapsam içi sayıldığı ve kimin onayladığı. On dakika sürüyor ve birileri sorarsa "bunu ciddiye alıyoruz, süreç şu" ile "aklımıza gelmemişti" arasındaki farkı yaratıyor.
WordPress'te nasıl yapılır: KI-Transparenz-EU
Biz de çok sayıda yapay zekâ görseli yayımlıyoruz, dolayısıyla 3. adımın duvarına doğrudan çarptık ve bunun için bir araç yaptık. Ücretsiz.
Eklenti durumu — 7 Ağustos 2026 güncellemesi. v1.0 tamamlandı ve bugün ücretsiz indirilebiliyor. Ayrıca resmî WordPress.org eklenti dizinine başvurduk; inceleme genellikle birkaç hafta sürüyor, onaylandığı gün bu sayfayı güncelleyeceğiz.
Ne yapıyor
KI-Transparenz-EU, mevcut WordPress medya kütüphanenize toplu yapay zekâ etiketleme özelliği ekliyor:
Aynı anda çok sayıda görsel seçin— kütüphaneyi filtreleyin, yapay zekâ ile üretilenleri işaretleyin
Etiketlemek için tek tık— bildirim uygulanır ve o görsellerin göründüğü her yerde herkese açık olarak gösterilir
Zaten yayımladıklarınızda çalışır— hiçbir şeyi yeniden yüklemeniz veya yeniden üretmeniz gerekmez
Ücretsiz, hesap gerektirmez, bağımlılık yaratmaz— devre dışı bırakın, siteniz eskisi gibi kalır
Hem görselleri hem de videoları etiketler.
Önemli olan fark şu: mevcut araçlar çoğunlukla görselleri tek tek işaretlemenizi gerektiriyor. İki yılda birikmiş bir kütüphaneniz varsa sorunun tamamı zaten bu. Bu araç, dört yüz görseli dört görsel etiketleme süresinde etiketlemek için yapıldı.
Ne yapar — ve ne yapmaz
Sınırlar konusunda açık olalım, çünkü bunu uyum gerekçesiyle okuyorsunuz:
Görünür, insan tarafından okunabilir bildirimi uygular— 50(4). madde kapsamında görseli yayımlayan işletmenin yükümlülüğü.
Görsel piksellerine kriptografik filigran eklemez. O, yapay zekâ sağlayıcısının sorumluluğu ve bir yayın eklentisinin yapabileceği bir şey değil.
Hangi görsellerin hukuken kapsam içinde olduğuna sizin yerinize karar vermez. Mekanizmayı verir; sınıflandırma kararı sizindir (yukarıdaki teste bakın).
Hiçbir eklenti kimseyi "uyumlu" hâle getirmez— uyum bir süreçtir, işaretlenecek bir kutu değil. Bu araç, işin etiketleme kısmını iyi yapar.
Kurulum
ZIP dosyasını indirin: https://github.com/IbramDawwaGmbH/KI-Transparenz-EU— önce okumak isterseniz kaynak kodu GitHub üzerinde açık
WordPress'te: Eklentiler → Yeni Ekle → Eklenti Yükle → Etkinleştir
Medya'ya gidin, yapay zekâ görsellerinizi seçin ve etiketi uygulayın
Resmî dizinden kurmayı mı tercih edersiniz? Onaylandığı gün bu yazıyı resmî bağlantıyla güncelleyeceğiz —WordPress.org geliştirici profilini de takip edebilirsiniz. Shopify ve Wix sürümleri geliştirme aşamasında.
WordPress kullanmıyorsanız
Yükümlülük aynı; yalnızca mekanizma değişiyor.
Shopify, WooCommerce ve diğer e-ticaret altyapıları— çoğu tema görsele alt yazı alanı veya bir katman eklemenize izin veriyor. Yapay zekâ ile üretilmiş veya ağır biçimde değiştirilmiş ürün görselleri en net kapsam içi vakalardan biri, o yüzden oradan başlayın.
Webflow, Squarespace, Wix— yapay zekâ görsellerinin altına bir alt yazı bileşeni ekleyin veya görsel bileşeninize küçük ve kalıcı bir rozet koyun ki varsayılan olarak uygulansın.
Özel geliştirilmiş siteler— bunu bileşen düzeyinde çözün: görsel veri modelinize bir
isAIGeneratedalanı ekleyin ve etiketi bileşenden render edin. Bir kez yapın, sonraki her görsel devralsın.Sosyal medya— büyük platformların çoğunda artık kendi yapay zekâ içerik beyanı ayarı var. Kullanın; sitenizdeki etiket, yeniden yüklenen bir dosyayla birlikte gitmez.
Dijital menü— menünüz siteden ayrı bir araçta çalışıyorsa etiket orada da olmalı; ve menünün çevrildiği her dilde.
Rezervasyon, seyahat ve yemek teslimat platformları— yüklediğiniz her yere ayrı ayrı beyan edin. Her platformun ayrıca kendi görsel doğruluğu politikası var.
Kaçınılması gereken beş hata
1. Makine tarafından okunabilir filigran koymanız gerektiğini sanmak. Koyamazsınız ve koymanız da gerekmiyor. O, sağlayıcının yükümlülüğü. Sizinki görünür etiket.
2. Her yapay zekâ görselinin etiket gerektirdiğini sanmak. Açıkça fantastik veya bariz illüstrasyon görseller genellikle deepfake tanımının dışında kalır. Korkuyla her şeyi etiketlemek yerine testi uygulayın — gerçi basitlik istiyorsanız hepsini etiketlemek de serbest.
3. Bildirimi kullanım koşullarına gömmek. Etiket, kişinin görselle karşılaştığı yerde, tespit aracına gerek kalmadan algılanabilir olmalı.
4. "Ben AB'de değilim, beni ilgilendirmez" demek. Yapay zekâ çıktınız AB içinde kullanılıyorsa kapsam içinde olabilirsiniz. Ölçüt adres değil.
5. Etiketleyip unutmak. Her hafta yeni yapay zekâ görselleri yayımlanıyor. Etiketi tek seferlik bir temizlik değil, yayın akışınızın parçası hâline getirin.
Sıkça sorulan sorular
İşletmem Türkiye'de. AB Yapay Zekâ Yasası beni bağlar mı?
Bağlayabilir. Yönetmelik, yapay zekâ sisteminin ürettiği çıktı AB içinde kullanıldığında, AB dışında kurulu sağlayıcı ve kullanıcı işletmeleri de kapsıyor. Avrupalı misafire hizmet eden otel ve restoran, Avrupa'ya satan e-ihracatçı ya da Avrupalı markaya görsel üreten ajans bu tartışmanın içinde. Tamamen yerel, Avrupalı kitlesi olmayan bir işletmenin pratik riski düşük.
Yasa sitemdeki yapay zekâ görsellerini etiketlememi zorunlu kılıyor mu?
Görsel, yönetmeliğin "deepfake" tanımına giriyorsa — yani gerçekçi biçimde olması muhtemel bir kişiye, nesneye, yere veya olaya benzeyen ve gerçek görünebilecek, yapay zekâ ile üretilmiş ya da değiştirilmiş içerikse — evet: görseli yayımlayan işletme olarak yapay olarak üretildiğini bildirmeniz gerekir. Bildirim, bir tespit aracı olmadan bir insan tarafından algılanabilir olmalı. Açıkça fantastik veya bariz illüstrasyon görseller genellikle kapsanmaz.
Ne zamandan beri geçerli?
2 Ağustos 2026. Ayrıca 2 Aralık 2026'ya kadar süren ayrı bir uzatma var; bu uzatma, o tarihten önce piyasada olan üretken yapay zekâ sistemlerinin makine tarafından okunabilir işaretlemesiyle ilgili — yani yapay zekâ sağlayıcılarını ilgilendiriyor, görsel yayımlayan işletmeleri değil.
Sağlayıcı ile görseli yayımlayan işletme arasındaki fark ne?
Sağlayıcı, yapay zekâ aracını geliştirip piyasaya süren taraftır ve çıktıyı makine tarafından okunabilir biçimde işaretlemekle yükümlüdür. Görseli yayımlayan işletme (yasanın deyimiyle uygulayıcı), aracı kendi işinde kullanıp sonucu yayımlayan taraftır ve görsel bir deepfake olduğunda görünür etiketi koymakla yükümlüdür. Farklı yükümlülükler, farklı muhataplar.
Görsellerime filigran koymam gerekiyor mu?
Hayır. Makine tarafından okunabilir işaretleme, içeriği üreten yapay zekâ sisteminin sağlayıcısının yükümlülüğü. Görseli yayımlayan işletme olarak sizin yükümlülüğünüz görünür, insan tarafından okunabilir bildirim.
Yapay zekâ ile üretilmiş bir ürün fotoğrafı deepfake sayılır mı?
Sayılabilir. Tanım yalnızca kişileri değil, gerçekçi biçimde olması muhtemel nesne ve yerleri de kapsıyor ve aldatma niyeti aramıyor. Ziyaretçinin fotoğraflandığını varsayacağı fotogerçekçi bir ürün veya mekân görseli genellikle kapsama girer.
Cezalar ne kadar?
50. maddedeki şeffaflık yükümlülüklerinin ihlali, 15 milyon € veya küresel yıllık cironun %3'ü — hangisi yüksekse — üst sınırına kadar para cezasına konu olabilir; KOBİ'ler için orantılılık gözetilir. Denetim, üye devletlerin ulusal piyasa gözetim otoriteleri tarafından yürütülür.
Menüm çok dilli. Etiketi her dile koymam gerekir mi?
Evet, pratikte gerekir. Bildirimin işlevi, içeriği gören kişi tarafından anlaşılmasıdır. Yalnızca Türkçe sürümde duran bir not, Almanca sürümü okuyan misafir için bu işlevi görmez — ve AB kapsamı açısından önemli olan tam da o okuyucudur.
Yapay zekâ ile yazılmış metni de etiketlemem gerekir mi?
Yalnızca kamuyu kamusal menfaati ilgilendiren konularda bilgilendirmek için yayımlandıysa ve hiçbir insan editoryal sorumluluk üstlenmediyse. Sıradan pazarlama metni hedefte değil.
Görselleri ajansım üretiyor. Etiket kimin sorumluluğunda?
Görünür bildirim yükümlülüğü, içeriği mesleki bağlamda yayımlayan tarafa düşer. Pratikte bunu süreçle çözün: ajans görselleri "yapay zekâ ile üretildi" işaretiyle teslim eder, yayımlayan taraf etiketi uygular. Bunu sözleşmeye ve teslim kontrol listesine yazın.
Bir eklenti beni uyumlu yapar mı?
Hiçbir araç bunu yapmaz. Bir eklenti görünür etiketleri güvenilir biçimde ve ölçekte uygular — işin mekanik kısmı budur. Hangi görsellerin kapsam içinde olduğuna karar vermek ve yayımladıkça bu pratiği sürdürmek geri kalanıdır.
Bu yazı Türkiye'deki düzenlemeleri de anlatıyor mu?
Hayır. Bu içerik yalnızca Avrupa Birliği'nin yapay zekâ düzenlemesini ele alıyor. Türkiye'nin kendi veri koruma ve dijital mevzuat çerçevesi ayrıdır; kendi yükümlülükleriniz için yetkin bir hukukçuya danışın.
İlgili rehberler
Yapay zekâ yemek fotoğrafları ve AB yasası: restoranlar ne yapmalı?— restoran, otel ve kafeler için özel sürüm
EU AI Act: how to label AI images on your site— orijinal İngilizce rehber
AI food photography for restaurants: the complete 2026 playbook (İngilizce)
How to make AI food photos look real (İngilizce)
AI food photography vs studio photography: cost and quality compared (İngilizce)
Reference image workflows: keeping brand consistency with AI (İngilizce)
EU 1169/2011: restaurant allergen compliance guide (İngilizce)— muhtemelen zaten uyguladığınız diğer Avrupa bildirim kuralı
Yapay zekâ bildiriminin her dile birlikte taşındığı çok dilli dijital menü: Intermenu'yu inceleyin →
Kaynaklar: AB Yapay Zekâ Yasası, 50. madde · Avrupa Komisyonu'nun 50. madde şeffaflık yükümlülükleri SSS'i · Komisyon'un yapay zekâ ile üretilen içeriğin şeffaflığına ilişkin kılavuzu · Yapay Zekâ ile Üretilen İçeriğin Şeffaflığına İlişkin Uygulama Kuralları ·99. madde, cezalar · C2PA. Yönetmeliğin resmî Türkçe sürümü yoktur; tam metin AB'nin 24 resmî dilinde EUR-Lex üzerinden erişilebilir ve bu yazıdaki bağlantılar İngilizce kaynaklara gider. Son gözden geçirme: 7 Ağustos 2026.